MAÇA, sub inisiyatifi tarafından geliştirilen, Mardin ve Çanakkale arasında dayanışma, misafirlik ve ortak üretim temelli bir kültürel değişim programıdır. Proje, iki coğrafyada yaşayan kadın+ sanatçıların üretim pratiklerini birbirine yaklaştırmayı, çokdillilik ve paylaşım üzerinden yeni bir karşılaşma alanı yaratmayı amaçlar.
Mardin’de başlayıp Çanakkale’ye açılan, kadın+ sanatçıların üretim ve paylaşım ağlarını güçlendirmeyi hedefleyen bir misafirlik ve dayanışma programı olarak kurgulanan MAÇA, iki bölge arasında ortak üretim, dijital paylaşım ve yerinde karşılaşmalar aracılığıyla feminist bir yaklaşımın bugünü yeniden kurma potansiyeline odaklanır.
MAÇA’nın merkezinde “misafirlik” fikri yer alır: sanatçıların birbirinin mekânında üreterek, deneyimlerini dönüştürmesi, hem yerel bağlamı hem de kişisel belleği yeniden yazması.
MAÇA, feminist bir yaklaşımın günümüz kültür üretimini yeniden kurmadaki dönüştürücü gücüne odaklanıyor; kadın+ların sanat yoluyla dayanıştığı, merkez dışı bölgeler arasında köprüler kuran, çoğul bir üretim ve öğrenme alanı öneriyor.
Nisan–Kasım 2026 arasında gerçekleşmesi planlanan program, açık çağrılar, çevrimiçi buluşmalar, atölyeler ve kamusal etkinliklerle iki şehir arasında bir ağ kurmaya hazırlanıyor.
MAÇA, proje yürütücüleri Zehra Tezdönen (Mardin) ve İlayda Tunca'nın (Çanakkale) Mardin’de kurduğu komşuluk ilişkilerinden ve bu karşılaşmadan beslenerek şekillendi. Birlikte yaşanan mekânlar, paylaşılan zamanlar ve yan yana sürdürülen üretim hâlleri; misafirlik, bakım ve dayanışma kavramlarını bir adım öteye taşıyarak, Mardin ve Çanakkale arasında genişleyen bir dayanışma ve ortak üretim zeminine dönüştürmeye açılıyor.
MAÇA, İlayda Tunca ve Zehra Tezdönen'in yürütücülüğünde, MAÇA Dayanışma Kurulu'nun desteğiyle uygulanmaktadır.
2017 yılından bu yana Çanakkale merkezli bağımsız bir sanat inisiyatifi olarak faaliyet gösteren sub, sanatsal üretimin toplumsal hayat ve kolektif deneyimlerle kurduğu ilişkiyi araştırır. Sanatçılar, araştırmacılar ve yerel topluluklar arasında ortak üretim süreçleri geliştirir; yatay, açık ve bakım temelli kültürel yapılar kurmayı hedefler.
sub, merkez-dışı kültürel üretim biçimleriyle ilişkilidir. Sanatın büyük şehirler dışında nasıl geliştiğini ve kırsal, göçmen ya da yerel topluluklarla kurulan ilişkilerin kültürel üretimi nasıl dönüştürdüğüyle ilgilenir. İnisiyatif için merkez- dışılık, yalnızca mekânsal bir uzaklık değil, aynı zamanda başka tür bir örgütlenme ve ifade biçimidir. sub, bu konumdan hareketle yavaş ilerleyen, ilişkiselliğe ve topluluk temelli öğrenmeye dayalı üretim modelleri geliştirir; farklı deneyimlerin buluşabileceği güvenli ve kapsayıcı alanlar oluşturur.
Bu yaklaşıma bağlı olarak 2024’te başlayan Dağı Görmek, mekâna duyarlı ve yavaş ilerleyen üretim modeli içinde şekillenen uzun soluklu bir projedir. Kazdağları’nda düzenlenen haritalama atölyeleri, uzun yürüyüşler ve yerel aktörlerle kurulan ilişkiler aracılığıyla dağa dair çok katmanlı bir kavrayış geliştirmeyi amaçlar. Katılımcıları, duyusal ve kolektif bir düşünme sürecine davet ederken, yerel bilgiye ve bakım etiğine dayalı sanatsal üretimlere alan açar.
Süreç temelli çalışmaların bir devamı olarak 2026’da gerçekleşmesi planlanan MAÇA ise, güncel kültür üretiminde feminist stratejilerin dönüştürücü gücüne odaklanır. Öğrenme ve üretmeye yönelik çoğul, ilişki temelli ve merkez-dışı bir alan önerir; kadın+ sanatçıların sanat aracılığıyla dayanıştığı ve merkez- dışı bölgeler arasında yeni bağlar kurduğu bir ağ yaratmayı amaçlar. Mardin ve Çanakkale arasında geliştirilen program, iki bölgeden kadın+ sanatçıları misafirlik, dayanışma ve ortak üretim zemininde buluşturmayı hedefliyor.